28 Şubat 2009 Cumartesi

Aşk, Azîze'dir..

..ve Azîze;

Resmine dokunup, güzel gözlerine kurban olmaktır,
Gülmesini özlemek, gülümsemesine hayran olmaktır..
Ağlamasına kahrolurken, gözyaşlarını silememektir,
Sancısını, ağrısını, acısını paylaşma isteğidir uzaklardan..

Bazen üzmektir O'nu, bazen kahretmek,
Bazen kızdırmak, -en hafifinden- dalga geçmektir kelimeleriyle..
Bazen de hoyratça kırmaktır, ve bazen terk etmek!!

Kelimeleriyle oynamasını izlemek, onları okumak, anlamaktır..
Çoğu zaman anlamamak kelimelerini, alınmaktır..
Cümlelerini saklamak, tekrar tekrar okumaktır yalnızlıkta,
Kelimeler göndermektir O'na, cümlelerin içine saklanmış..

Nefes almak, nefesine ortak olmak, huzura ermektir an'larda..
Avucunu öpüp, sımsıkı sarılmaktır; biblo deniz fenerinin cılız hüzmesinde..

Bazen sahil yolundan Sarayburnu'na ulaşmaktır serinlikte,
Bakırköy'ü Sarayburnu ya da Sirkeci sanmak, bilememekten utanmaktır semtleri..

Bir çift güzel gözdür Azîze; kurumuş dudaklardır, güzel bir çene üstünde..
Yeşil elbiseler içinde bir kuğu, babetler üstünde bir inceliktir..
Kulağımda sıcak bir nefes, gözlerimdeki buğudur O,
Dudaklarımda taze bir ten, en çok da sarılası bir bedendir..

Azîze; hiç kimsenin bilmemesi gereken bu şiirin, doğum sancısıdır..

..ve Azîze; bir hayâldir..

-mka-

11 yorum:

Uzağa Giden Kadın dedi ki...

gelir gider okurum ben bu şiiri.
kimse bilmez zaten ki bunun doğum sancısı olduğunu.
doğuran ve doğandan öte....

Evren dedi ki...

aziz de bunu yazandır işte...
çok içten... çok sen...
ve aziz, bir hayal değildir.

dilerim azize okusun yüreğini, dilerim dudaklarında taze bir ten, en çok da sarılası bir beden olsun yalnızlığına...

Buselik dedi ki...

İranlı bir şair diyor ki;
aşka uçarsan kanadın yanar.
Bu söze cevaben Mevlana diyor ki;
aşka uçmazsan kanat neye yarar..

Hani bir kitabın sayfalarını hızla çevirsin de kağıt elini keser ya, ince ama derin bir acı duyarsın anlık.. Yazdıklarını okuyunca onu duydum ben. "Bir şey ancak anlamı kendinden daha ince olan bir şeyle açıklanabilir. Anlamı aşktan daha ince olan bir şey de yoktur; o halde aşk nasıl açıklanabilir.." önermesine inanırken ben, gördüm ki; herkesin azizesi var aşkdan da ince..

ÇALIKUŞU-flame dedi ki...

Ey Azize hayal olduğun kadar gerçeksin...

LÂL dedi ki...

Sen ki bir hayal Azizeye bunları yazmaya muktedir.
Azize ki hayali bile bunları yazdırabilecek kadar kuvvetli..
Azizesi olmamak mıydı canımı yakan, yada Azize olamamak mı..
İlk defa bir hayali kıskandım Üstad.. Bu cümlelerin muhatabı hayali..Çok güzeldi..

Ateş Böceği dedi ki...

ancak bu kadar anlatılabilir gerçeklikle hayal arasında lakan doğum sancısı doğanda mutlumudur doğuran kadar o ince sızıyı hissediyormudur yüreğinde

Şaşkın Kova dedi ki...

"Bakırköy'ü Sarayburnu ya da Sirkeci sanmak, bilememekten utanmaktır semtleri.."

ve bir şehirde yabancı olmak
uyuyamamaktır geceleri

"Kul" dedi ki...

Çok çok derin bir yara..

Ne diyelim, şifâ Allah'dan..

San dedi ki...

Masum kim ?
Bir öyle bir böyle üstelik henüz yıl bile geçmemiş zamandan..

Biliyor musun anne?
Beni ne sesler, ne de zaman öldürüyor;
Ömrüme ilmeği geçiren, insanmış..
Şimdi, yine senin küçük oğlun olsam!
İçim çocuk benim, gülümsemek ister..
İçim çocuk benim, korkunca saklanmak ister..
İçim çocuk benim, bir şey söylenmese de;
Dönüp bakınca, müşfik kollar olduğunu bilmek ister..

Kalp, aziz(e) değilmiş, anne;
Ben ömrümü bırakıyorum,
Hayâllerime dönüyorum..
Bu sefer ardımdan ağlama..

Eyvallah!
-------


San_

-mka- dedi ki...

Yıl bile geçmemişken, henüz zamandan;
Ne Azîze kaldı ne ben, o meş'um "an"dan..

-mka-

Adsız dedi ki...

meş'um an!!!

? kimine meş'um kimine ölüm kimine düğün..

bence yazmalısınız o an'ı..