16 Şubat 2009 Pazartesi

Korku

Sîmâmı kaplamış her bir hüzün çizgisinin, içimde yaşattığım esaslı bir acıyı temsil ettiğini, ve her bir gülümsememin, içimdeki bir acıyı öldürdüğünü farkettiğimden beri gülümsememeye çalışmak aynaya bile, benim en tabî hakkım..

Her kim, acılarımı öldürecek bir gülümseme bekler kendisi için bencilce, ve "gülümsemenin bana ne kadar yakıştığını" söylerse kartondan kelimeler kullanarak yılışık yılışık; bilsin ki susmaklığım, nefsi müdafâdır..

30'lu yaşlarıma yaklaşırken, ve geriye doğru korkmadan bakabilirken artık; kaybedeceğim hiçbir şeyin olmamasına az kaldığını hissedebiliyorum.. Bu gerçeğin yakama yapıştığını, beni inanılmaz sarstığını ve akıldan ötelere savurduğunu -sadece kendime de olsa- itiraf edebiliyorum, bağıra bağıra yazabiliyorum en azından..

Bugüne kadar; canlı hiçbir varlığa bilerek, isteyerek, taammüden bir zararım dokunmadı.. Adalet duygumun en kanlı incinmelerinde bile, "kısasa kısas" düsturu ile mukabele etmekten öte bir şey yapmadım; insanların, insan olmaktan gelen tabî gururuna, herkesin canı pahasına korumakla mükellef olduğunu hissettiği şerefine halel getirecek en ufak bir teşebbüste dahi bulunmadım..

Hiç kimseyi, sahip ol(a)madığı bir şey için suçlamadım, hakir görmedim; şerrinden emin olunan biri olarak bilinmek ve güvenilmek, huzurumun en esaslı sebebi oldu..

Kibirlenmelerim, "kibre karşı kibrin, sadaka hükmünde olduğuna" olan inancımdan geldi her zaman.. Ve kaybetme kuşağının arifesinde şimdi, tüm kibirlerlenmelerimi elimin tersiyle itip, ayaklarımın altına alıyorum..

İçimin tüm karanlıklarını mavilere boyayacak bir müjde beklerken yine de; beni hâlen ayakta tutanın, herşeyin O'ndan geldiğine olan inancım olduğu, her türlü izahtan vârestedir..

Biliyorum..

-mka-

6 yorum:

Evren dedi ki...

Bi de yorumlarında kaybolduğum var - mka - taze bir kırılmışlık var bugünlerde üzerinde, iyileşsin bak neler yazacak kaybolmalara, sancılara ve yanlış anlaşılmalara inat... yazmışım senin için... başlamışsın bile yazmaya. çok da güzel olmuş. sevgiler...

1sen dedi ki...

"İçimin tüm karanlıklarını mavilere boyayacak bir müjde beklerken yine de; beni hâlen ayakta tutanın, herşeyin O'ndan geldiğine olan inancım olduğu, her türlü izahtan vârestedir.."

Küçük ömrümüzün büyük tanımı bu paragraf...

İyiki geldin yeniden..
Hoşgeldin..

charmante dedi ki...

Gülümsememek de yakışıyor sana, üzülmek yakışmıyor sadece. İkisi farklı şeyler bence.

Moi, moi charmante...

Adsız dedi ki...

öldürücü suskunluğunu taşarak söylemiştim aylar önce. hiç oralı olmadın. şimdi dirilemiyorsam suçlusu yine ben miyim?
Kısasa kısas yapmaya kalksam ben, yıllar geçmesi lazım,dayanamam daha...

LÂL dedi ki...

sizi tekrar bulduğum için çok mutlu oldum demek istedim sadece..

Adsız dedi ki...

anladımki sen beni öldürmek istiyorsun. dirilmem falan da değil umrun. ne zaman konuşsam sen susuyorsun.ben çekilince sen konuşuyorsun. anlamıyorum...ne yapmalıyım bilmiyorum.
her zaman kaçabilecek bir kapı açık bırakarak, gizli, maskeli, şüpheli bir söylüyorsun on susuyorsun...biraz belli olunca yeni maskeler...sen nerdesin? seni bulamıyorum! ne yapayım? hiç iyi değilim ben. artık iyileşmek istiyorum. sanal ortamlarda, hayal dünyasında kayboldum :(