19 Mart 2009 Perşembe

Düşün

Beni kaybettikten yıllar sonra mı kazanacaksın kendini, yeniden;
Beni kaybettiğin an, kazandığın kendin değil miydin zaten..?


-mka-

6 Mart 2009 Cuma

Ben Sana Toz Kondurmam


Eminönü'nden her geçişimde umursamazca,
Ve uçak her inişe geçtiğinde Florya sahilini soluna alıp;
Kalbimin derin bir köşesinde taşıdığım sızın, aklıma da giriverir teklifsiz..
Yüzümdeki belirgin hüzün, iniş sevincine karışıp,
Yokluğunu kabullenen güçlü bir taşa dönüşür;
Senin orada olmayacağını bilirim..
..ve dilimde yine, -artık ezbere söyleyebildiğim- "Yaylalar"

Tertemiz alnını öpmüşlüğüm gelir hep aklıma,
Sonra saçın, "çam kokulu dağ havası" gibi kokan..
Her bir İzmir lafında, Hilton martıları,
Her Sâdabad Korusu lafında, şaşkınlığın..
..ve her Sultanahmet lafında, 3 çilekli turta, sensiz yediğim..

Her gece 3'te telefon beklerim, hâla; ve her gece çalan telefonda sesini..
Her sabah uyandığımda huzur, ve her denizkabuğunda nefes(sizliğ)ini..

Ben sana kızarım, an olur nefret ederim,
Ama, sana toz kondurmam..

Kim olursan ol, kimin olursan ol,
Beni ne sanarsan san, nasıl anarsan an;
Ben, sana toz kondurmam..

Ben seni severim, sevmem, kızarım, överim, yererim, öperim, anlarım;
Ama ben, sana toz kondurmam..

Ne dersem diyeyim, ne dersen de, ve ne denirse densin;
Eminönü'nde bir akşam, denize en güzel bakan kişi, "SEN" idin..
Tamamen samimi bir hüzünle, ve alabildiğine dolu bir özlemle bakıyordun.
Hiç aklımdan çıkmadı, çıkmadın aklımdan..

Ve "martıları seven kız";

Bugün de başımı yastığa, yine sensiz koyuyorum,
Ama bil.. İçimdeki mavilikleri, bu gece siyaha boyuyorum..
Olmamış karım, doğmamış çocuğum geliyor aklıma,
Masum bacım, hasta annem, ve ölesiye yorgun babam..
Bugün içimdeki tüm mavilikleri, acıya boyuyorum..

Ama ben, sana hâla toz kondurmuyorum..

(16.12.2008)

-mka-

2 Mart 2009 Pazartesi

Zeynep

Kızım uyanmış, güzel uyanmış;
Nârinim benim, pembelere boyanmış..
Ürkmüş yağmurlardan, kirpikleri ıslak,
Yavrumun minik aklı, korkulara bulanmış..

Henüz doğmamış, doğurulmamış olan kızıma; Zeyneb'ime ithâftır.. Yağmurlu bir geceyarısında, gök gürültülerinden korkmuş ve pembe pijamaları üzerinde iken, O'na şefkatle sarıldığım hayâlinin yansımasıdır..

(Belki birgün çok mutsuz bir ânında, çok huzursuz olduğunda, bunaldığında okuyup, gülümsesin diye..)

-mka-